Ödül-Ceza Yönteminin Küçük Çocuklarda Etkisi

BRT_7055İdeal anne değilim. İdeal çocuk da yetiştirmiyorum. Ama ödül-ceza yönteminin de ne kadar kolay ve ne kadar çözümden uzak olduğunu iyi biliyorum.

Tabii ki arada oto-kontrolümü yitirip ödüle ve -maalesef- cezaya başvurduğum zamanlar da oluyor. Dediğim gibi, mükemmel insan değilim ki!

Ama bunu yapar yapmaz hatamın farkına varıyor ve işi toparlıyorum. Ya da bazen o kadar dolmuş, o kadar gergin ve sinirli oluyorum ki – bu özellikle regl zamanlarımda oluyor- yaptığım şeyin ceza olduğunun bile farkına varmıyorum. Sonradan düşününce “ahh, ben ne yaptım…” diyorum.

Tabii ki dengeli ve tutarlı davranışlar ebeveynlikte altın kural. Ben ceza-ödül vermiyorum deyip de bunu yapıyorsan tebrikler! Artık dengesiz ve sana pek de güvenmeyen bir çocuğun var!

Ben 4 buçuk yılda bir kaç kere düştüğüm bu hatadan Derin’i sağ salim çıkarmayı başarabildim. Şimdilerde özellikle dikkat ediyorum dengeli ve tutarlı -ahh tabii ki- sakin olmaya. Çünkü Derin’in artık bir kardeşi var ve ben Derin’e nasıl davranırsam o da kardeşine o şekilde davranıyor. Çocuklar bizim aynamız. Bizi bize yansıtıyorlar.

Topluma bir birey yetiştiriyoruz. Bu büyük bir şey. Ne kadar dikkatli olsak az. Hatta belki, toplumu değiştirecek bireyler yetiştiriyoruz. Bu yolda en geçersiz yöntem ödül-ceza yöntemi. Çünkü bence ceza çocuğu çözüme değil, probleme odaklar. Ödül ise çocuk için tek amaçtır. Bir süre sonra çocuk sadece ödül alabilmek için uygun davranışları sergilemeye başlar. Şöyle anlatayım, çocuğunuzla birlikte bir araba yolculuğuna çıkacaksınız ve çocuğunuz yolda canınızı sıkmasın (istenmeyen davranış) diye ona eğer yolda uslu durursa yolculuğun sonunda çikolata ( ödül) vereceğinizi söylediniz. Ve çocuğunuz bu amaca odaklanarak tüm yolculuk boyunca “uslu” durdu. Şimdi siz ne yaptınız biliyor musunuz? Geçtiğiniz o yoldaki ağaç, kuş, deniz gibi harika detayları çocuğunuzun görmemesini, ve onun doğasına aykırı bir şekilde davranmasını (çocukların doğasında uzun süre “uslu” durmak yoktur!) isteyerek de yolculuktan sıkılmasını sağladınız. Oysa ki müzik açıp şarkı söyleyerek, mavi araba bulmaca, siyah kuş görmece, dev apartman görmece oynayarak eğlenceli bir yolculuk geçirebilir, çocuğun çikolataya değil yolculuğa odaklanmasını sağlayabilirdiniz.

Blogcu Anne’den yıllar evvel gördüğüm ve geçen aylarda okumaya başladığım Çocuğunuza Kulak Verin (Aletha J. Solter) adlı kitapta tam da içimden geçenler anlatılmış. Hem de araştırmalara, örneklere dayanarak Solter’in uzmanlığıyla harmanlanmış harika bir rehber olmuş. Hala alıp okumayan varsa kesin tavsiyemdir.  Lütfen alınız ve okuyunuz. Ama ben alamayan, okumaya vakti olmayanlar için bir sonraki yazımda kitaptan aldığım bir kaç notu aktaracağım.

Herkese sevgiler…

 

 

 

 

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.