Derin’in Ameliyat Hazırlığı

Derin Duru’nun son iki yılda neredeyse tüm kış süren hastalıkları sonucu geniz eti büyümüştü. %80 oranında tıkanıklığı vardı ve kulakları sürekli iltihaplanıyordu. Bunun sonucunda ise hiç istemediğimiz kadar antibiyotik kullandı.

IMG_9351

En son kulak iltihabında arka arkaya antibiyotik kullandı ve kulağı sıvıdan kurtuldu. Eğer kurtulmasaydı kulağına tüp de takılacaktı ama gerek kalmadı şükür.
Geniz eti ise artık kurtulmamız gereken bir sorun haline gelmişti çünkü Derin çok zor nefes alıyor, kalitesiz uyuyor, bir lokma yemeği çiğnerken bile 50 kere nefes alıyordu. Sürekli yorgundu. Sesi boğuktu. Gözlerinin altı – ne kadar uyursa uyusun- sürekli mordu. Horluyordu. Burnu sürekli tıkalıydı. Kullandığımız Sterimarın haddi hesabı yok. Hiç bir burun spreyi burnunu açmıyordu. Bu kadar tıkanıklığın sonucunda kolaylıkla hasta oluyor ve kulaklarında sıvı birikiyordu. Bir kısır döngüye girmiştik. Artık ameliyat zaruri idi.

 

Bu iş gündeme geldiğinden beri Derin’i ameliyata hazırlamaya başladık. Önce çektiği zorluğun farkına varmasını sağladık :

” Bak gördün mü ne kadar zor yemek yiyorsun? İşte bunun sebebi boğazındaki fazla et. Doktor onu alınca daha rahatyemek yiyeceksin.”

“Uyumana rağmen hala yorgunsun, farkında mısın? Bunun nedeni boğazındaki fazla et. Seni tıkadığı için zor nefes alıyorsun ve uyurken rahatsız oluyorsun. Emrah Doktor (doktorumuz) onu alınca çok rahat uyuyacaksın.”

” Ameliyattan sonra bolca dondurma, puding yiyecek ve süt, kefir içeceksin. Ne kadar güzel bir haber bu, değil mi?”

” Arkadaşlarınla oynarken ne kadar çabuk yorulduğunun farkında mısın? Bunun nedeni de boğazındaki fazlalık… ”

Buna benzer cümleleri her gün kurduk. Böylece Derin’in farkında olmasını ve ameliyat fikrine alışmasını sağladık.

ameliyat

Ameliyat gününden iki gün önce de ameliyat odasına tek başına gireceğinin düşüncesini aşılamaya başladık. Tabii bizim en büyük avantajımız KBB doktorumuzun arkadaşımız olması ve Derin’in onu çok sevmesiydi. Bu açıdan işimiz biraz daha kolay oldu. Ameliyathaneye Emrah doktorla birlikte gireceğini anlatmaya başladık.

“Oraya anne-baba giremiyor. Orası bir sürpriz oda ve orada ne eşyalar olduğunu ben hiç bilemiyorum. Sen oraya girebileceğin için şanslısın. İçeri girince etrafındaki eşyalara bak ve çıkınca bana anlat. Ben de resmini yapmaya çalışayım. Bakalım becerebilecek miyim? ”

ameliya1

Olayı biraz süslemekte ve yumuşatmakta fayda var. Ameliyathane kelimesi bile oldukça soğuk. Dolayısıyla olaya biraz gizem katmak işe yarayabilir diye düşündüm ve gerçekten de Derin ameliyathaneye güle oynaya girdi. Boneyi süs diye taktık. Ameliyat önlüğünü Elsa’nın elbisesine benzettik, zevkle giydi. Ameliyathaneye eğlenceli görünmeye özen göstererek uğurladık.

IMG_1574

Ameliyat sonrasında, narkoz sonrası kendine gelme sürecinde hep yanındaydım. O inledi, ben elini tuttum. O inledi, ben saçını okşadım. Hep destek oldum. Haklı olduğunu söyledim. Olayı olduğundan daha kötü hale getirmemek için soğuk kanlı davrandım. Heyyy işte bak kurtulmuştu artık. Bir kaç saat sonra harika şeyler yapacaktık. Ona sürpriz yapıp organlarımızı gösteren yapboz kitabı almıştım. Çocuk dergisi almıştım. En sevdiği kitap olan Karlar Ülkesi Kutlama’yı yanımıza almıştım. Yaz-sil kitabımızı yanımıza almıştım. Çıkartmalı Elsa faaliyet kitabı almıştım. Tüm bunlar bizi ertesi güne kadar eğlendirecekti. Plan yapılmıştı :) ve plan tıkır tıkır işledi. Zaten aldığım şeyleri saymaya başlayınca gözleri açıldı.

Biraz kendine gelince konuşmaya başladık. Ameliyat sürecini ve artık bittiğini anlattık. Biraz soğuk süt içip dondurmasını yiyince zımba gibi olmuştu bile! Şimdi kitaplara bakma zamanı! Önce tabii ki Elsa faaliyet kitabı hatmedildi. Sonra yaz-sil boyama kitabı. Sonra koridorda gezmece. Zaten en çok bunu yaptık. 3 aşağı beş yukarı dolanıp durduk. Hemşirelerle sohbet ettik. Derin’e en çok hangi anını sevdin diye sorsak kesin Burcu hemşireyle geçirdiği vakitleri söyler :) E tabi hep kitap, hep muhabbet, hep gezme de bir yere kadar dedik ve biraz da tabletten çizgi film seyrettik.

Akşamımız çok rahat geçti ve ertesi gün eve döndük. Şunu söylemeden yazıyı bitirmem saçma olur, hastanedeki gece, daha o anda Derin sessiz bir uyku uyudu. Hatta öyle ki sürekli uyanıp nefesini kontrol ettim. Alışmışım horlamasına, ağzı tavanda uyumasına ki bu sessizlik huzursuz etti beni bir anda. Ameliyat sonrası ödeme rağmen ağzı kapalı uyuması da ameliyatın ne kadar doğru bir karar olduğunu bir kez daha gösterdi bana.

Şimdi artık iyileşme sürecinde Derin. Bu hafta okula göndermeyeceğim pek tabii ki. Her ne kadar okulu, arkadaşlarını çok özleyip başımın etini yese de bu riski göze alamam.

En büyük rahatsızlığımız bu olsun deyip, bu serüveni de hayırlısıyla atlattık.

Sağlıklı günler dilerim…

 

 

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.