ANAOKULUNA UYUM SÜRECİ

Biliyorsunuz artık bir anaokulunda müdürlük yapıyorum. Bugüne kadar bana gelen velilerimin çoğundan duyduğum şey ” En çok da sosyalleşip, paylaşmayı öğrenmesi için anaokuluna göndermek istiyorum.” oldu.

 

 

Çocuklar ilk olarak aile içinde sosyalleşir, sonra okulda. Fakat daha önce hiç ebeveyninden ayrılmamış çocuk için okul sürecine uyum sağlamak zor olabilir. Her çocuğun kişilik, aile, sosyal ortamına bağlı olarak farklılık göstermekle birlikte genellikle çocuklar ilk 5 ila 10 gün arasında sorunsuz şekilde okula gelip gitmeye başlarlar. Peki bu süreç nasıl işlemelidir?

Öncelikle çocuğun hazır bulunuşluğunu sağlamak çok önemli. Okul arayışına girmeden önce çocukla okula başlama konusunda sürekli – sıkıcı olmayan:)- konuşmalar yapılmalı. Bu konuşma da kesinlikle diyalog şeklinde yapılmalı. İkinci olarak, okul seçimi yaparken çocuğunuzun da hoşlandığı bir okulu seçmek her iki tarafın  da işini oldukça kolaylaştıracaktır.

Okul seçimi yapıldıktan sonra çocuk okula başlayana dek okul hakkında heveslendirici konuşmalar, okulun önünden belirli aralıklarla geçmek ve ” vay canına! bu okul gerçekten de çok güzel!” nidaları atmak, evde okul konulu sanat çalışmaları yapmak çocuğu olumlu düşünmeye itmek için bir ön çalışma olacaktır.

Okulun ilk günü gelip çattığında oryantasyon sürecine dikkat etmek oldukça önem taşır.  Biz bugüne kadar kademeli olarak gerçekleştirdiğimiz oryantasyon dönemimizde çok büyük direnç ile karşılaşmadık.

Okulun ilk günlerinde veli katılımı ile uyum sağlama süreci başlar. Hiç okul deneyimi olmayan çocuk ilk günlerde kademeli olarak  okula kabul edilir ve bazı özel teknikler uygulanarak çocuğun uyum süreci başlamış olur. İlk gün çocuk kahvaltıya yada öğle yemeğine katılmaz mesela. İlk gün istanbul escort öğrenci-öğretmen tanışma günüdür. Bu süreçte oryantasyon öğrencileri için titizlikle hazırlanmış programlar uygulanır ve çocuk istediği zaman ailesini görebilir. Böylece okulda terkedilmişlik duygusu yaşamaz. Biz okulumuzda bu şekilde ilerliyoruz.

Aile ise her türlü dirence karşı tam kararlılıkla ve okul ile işbirliği içinde ilerlemelidir. Bence çocuğa yapılabilecek en büyük kötülük okul çağına geldiği halde çocuk istemiyor diye başlanılan okulu yarıda bırakmak olur. Bu davranışla çocuğa ileriki yaşantısında karşısına çıkabilecek herhangi bir zorluk karşısında bırakıp kaçmayı öğretmiş olursunuz. Lütfen vazgeçmeyin. Tabii bu çocuğu yıpratın demek değil. Olabilecek en yumuşak haliyle geçiş sağlanabilmesi gerekir. Bu da seçtiğiniz okulun eğitim anlayışı ve kalitesiyle doğru orantılı, çünkü sizleri yönlendirecek olan onlar.

Doğru yönlendirme, doğru teknik ve eğitim yaklaşımıyla bu süreci en sağlıklı şekilde aşmak mümkün. Ama ilk önce veli adaylarına tavsiyem doğru okul seçimi yapmak için araştırmanız ve sonrasında kararlı ve istikrarlı durmanız. Evinden ilk defa ayrılacak olan çocuklar çok doğal olarak direnç gösterecektir. Tedirgin durursanız, endişeli-kaygılı bir profil çizerseniz çocuğunuz daha ilk günden bunu hissedecek ve korkuya kapılacaktır. Bu yüzden önce siz kendinizi hazırlayın. Çocuğunuzu kaliteli bir eğitim kurumuna teslim edin ve işbirliği içinde çalıştıklarından emin olun. Sonrası kolaylıkla gelecektir.

 

Sevgiler.

Comments

comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.